Ahmet Çığşar | Ahmet Çığşar
12
post-template-default,single,single-post,postid-12,single-format-standard,qode-quick-links-1.0,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-theme-ver-11.0,qode-theme-bridge

Ahmet Çığşar

Ahmet Çığşar

1986 yılında Adana’da doğdum ama “Nerelisin?” sorusuna verecek üç farklı cevabım oldu her zaman. Anne ve baba Osmaniyeli olduğundan aile büyükleri için bayramlarda ve bazı haftasonları Osmaniye’ye; göçebe Türkmen alışkanlığı olsa gerek yaz aylarında Kahramanmaraş’a bağlı yaylamıza giderek geçti çocukluğum.

İngilizce için imkansız olan soyadım, ata yurdum olan Çığşar Yaylası’ndan gelmekte. Yayla çocuğuyum diyebilirim, yazın okullar kapandığında yaylaya büyükbabamlara gider ve okullar açılana kadar yaylada kalırdım. Ekinlerin içinde koşmayı, dağ zirvelerine tırmanmayı, tahta arabaya binmeyi, canlı yılan görmeyi, yatak odamdan akrep çıkmasını, geceleri tüm yıldızları görmeyi, bahçeden toplanan sebzelerle odun ateşinde yapılan yemekleri ve büyükbaba hikayelerini bilirim.

Bilgisayar ile tanışmam ortaokul yıllarıma kadar gitmekte. Tabi o zamanlar Adobe ile Macromedia ayrı devler, floppy diskler ömür törpüsü, CD-ROM’lar herkeste yok, 56k interneti olanın kazancı iyi…

Tasarım ve Flash animasyonlar ile olaya başlamam, yazılım dünyasına girmem, e-Ticaret dünyasına işin mutfağından giriş yapmam ve ardından yanlış yaşadığımı düşünüp, yeni bir başlangıç yapmam gibi hayatımın kilometre taşları oldukça fazla. Yazılım hayatıma nasıl başladığımı merak ederseniz buraya tıklayarak ve nasıl sonlandırdığımı merak ederseniz buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Artık deri ürünleri ve ayakkabı üretimi odaklı bir işim var. Üretim, perakendecilik, dış ticaret ve e-Ticaret işimin kanalları. Yaptığım iş beni hem maddi, hem manevi olarak tatmin ediyor ve üstüne farklı şehirlerden, farklı ülkelerden insanlarla tanışıyorum. Hayat kısa.

Ticari hayata girip, kendi işimi yaptığımdan beri oldukça sakin biriyim. Kendi işinizi yaptığınızda hayatınızda mazeretlere pek yer yok, çıkan sorunları hızlıca çözmeniz, ekibinizi ve kendinizi motive etmeniz gerekiyor, öfkelenmek lüks. Daima çözüm üretmek zorundasınız, bu duruma ek olarak; yalana, ihanete, hayal kırıklıklarına ve beklenmedik berbat sürprizlere o kadar alışıyorsunuz ki her şey olabilme ihtimali içerisinde ve sıradan gelmeye başlıyor ve artık sizi şaşırtmıyor. Bütün bunlardan sonra ortada öfkelenecek şeyler yerine çözülecek sorunları, aşılması gereken engelleri, anlaşılması gereken insanları ve toplamanız gereken tecrübe puanlarını görüyorsunuz.

Teşekkürler.

Yorum Yapılmamış

Yorum Yapın