Ahmet Çığşar | Forer (Barnum) Etkisi ve Fal Yalanı
2345
post-template-default,single,single-post,postid-2345,single-format-standard,qode-quick-links-1.0,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-theme-ver-11.0,qode-theme-bridge

Forer (Barnum) Etkisi ve Fal Yalanı

Forer (Barnum) Etkisi ve Fal Yalanı

Aşağıda sana ait bir kişilik analizi var. Tam anlamıyla seni tanımlamasa da fark ettiklerimi yazdım. Seni nereden mi tanıyorum? Bu konuya sonra girelim.

Başka insanların seni sevmesi veya saygı duyması hoşuna gidiyor ama buna rağmen kendi içinde kendini eleştirme eğilimindesin. Bazı zayıflıkların olsa da bunları telafi edebiliyorsun. Tamamını kullanmadığın ve zamanın olsa şu an yapabildiklerinden çok daha iyisini ve fazlasını yapabilecek bir potansiyelin var. Dışarıdan disiplinli ve kontrollü biri gibi görünüyorsun ama içinde ufak da olsa kaygı ve yer yer güvensizlik hissetme eğilimdesin. Bazen yaptığın bir şeyin veya verdiğin bir kararın doğru olup olmadığı konusunda ciddi şüpheler duyuyorsun, kararsızlıklar yaşıyorsun. Etrafında sınırlar ve kısıtlamalar olması asla hoşuna gitmez bu ruhuna aykırı. Düşüncelerinde bağımsız birisin ve başkalarının söylediklerinin doğruluğu için yeterli kanıt görmek senin için önemli. Bazen sosyal ve dışa dönükken; bazen de içe kapanık, endişeli ve suskunsun. Bazı isteklerin veya planların mevcut şartlarda fazla hayalci olsa da bunun farkındasın ve bunu bilerek özellikle geleceğe dair planların için mantıklı ve akıllıca hareket etmeye çalışıyorsun.

Yukarıdaki kişilik analizi tamamen ya da kısmen seni tarif ediyor mu? Büyük ihtimalle evet, çünkü bu analiz %85’lik bir oranla geneli tarif ediyor. Eğer %15’lik dilimde bulunan farklı bir insan değilsen tabi. Yukarıdaki kişilik analizi ifadeleri Bertram Forer‘in 1948 yılında yaptığı bir deneyde kullandığı metinden.

Astroloji söylemlerinin arkasındaki düşünce ile aynı dönemde TV program yapımcısı, iş adamı Phineas Taylor Barnum’un sık kullandığı “Herkese uyan bir şeylerimiz var” sözü Bertram Forer’e bir şeyler çağrıştırdı. Forer’in yaptığı araştırmalar sonucunda, astrolojik analizlere insanların neden kandığını göstermeyi başardı: aslında tam anlamıyla uyan bir şey yoktu. Analizlerin içerisindeki argümanlar o kadar geniş ve kapsayıcı ve o kadar çok sayıda olasılığı içeriyordu ki, zaten buna inanmaya hazır bireylerin inanmaması mümkün değildi.

Forer yaptığı deneyde; deneye katılanlardan, kendilerine verilen kişilik analizini değerlendirmelerini ve ne kadar kendilerini tarif ettiğini sordu ve puanlamalarını istedi. Deneye katılanlar, hazırlanan kişilik analizinin gerçekten kendilerine özel hazırlandığını düşünüp sahte analizi % 85 oranında doğru buldu. Oysa yukarıdaki sahte kişilik analizi Forer’in yıldız fallarından derlediği cümlelerdi. Bu arada etrafınızda birileriyle bu kişilik analizini okuduğunuzda “sanırım ben %15’lik farklı dilime giriyorum” dediyseniz de şaşırmayın onun da açıklaması bu yazıda olmasa da bilimsel olarak var. (Belki başka bir yazıda)

Forer Etkisi Nedir?

Herhangi birine uygulanabilecek veya genele hitap edecek biçimde tasarlanmış belirsiz ifadelere inanma eğilimine Forer etkisi denir. Psikologlar insanların astroloji, kahve falı, tarot falı gibi uydurma şeylere ilgi duymasını veya biyoritim, iridoloji, frenoloji gibi asılsız bilimlere ilgi duymalarını Forer etkisini de kapsayan öznel geçerlilik olarak adlandırdıkları fenomen ile açıklarlar. Öznel geçerlilik kısaca; bir ortamda söz konusu sizseniz, siz konuşuluyorsanız veya konuşulduğunuzu düşünüyorsanız  önerilere karşı zayıf olma durumunuzdur.

Belirsizlikte Kendini Arayan Zihin

Sizi ifade ettiği öne sürülen veya sizin konuşulduğunuzu düşündüğünüz belirsiz cümlelerde zihin size ait şeyler arar. Bazı sözlerin sizi işaret ettiğini düşünüyorsanız beyniniz belirsizlik içerisindeki bu işareti sizinle kişiselleştirir ve belirsizliği kısmen ya da tamamen ortadan kaldırır. Tartıştığınız birisinin sizinle ilgisi olmadan başka biriyle konuşurken veya bir şeyler anlatırken üstünüze alınıp olayı kişiselleştirirken veya “kesin bana laf çarpıyor” tarzı tepkileriniz oluşurken, öznel geçerlilik etkisini aklınıza getirip kendinizi frenlemeyi unutmayın.

Bakalım Günlük Burç Yorumunuz Nasıl (!)

Aşağıda aynı güne ait farklı iki burç yorumu var.

Gün içerisinde bir anda, ilerleyecek kadar çalışmadığınız hissine kapılabilir ve panik duygunuzun arttığını hissedebilirsiniz. Bu sizi motive eden bir etki olabilir fakat kendinizi şu anda yaptığınızdan fazla yormanıza gerek yok. Her şey yolunda ve bu şekilde devam edecek gibi görünüyor. Sadece tempoya ayak uydurun.

Şimdi aynı gün için aynı kaynaktan (horoscope.com) farklı bir burç için yazılanlara bakalım.

Günün sonunda kendinizi bitkin hissedebilirsiniz, fazla sıkmayın kendinizi. Yarın olmadan tekrar enerjinizi kazanabilirsiniz. Akşam eve gittiğinizde sevdiğiniz bir kitapla kendinizi rahatlatın.

Dikkatli bakıldığında fallar, insanların genel olarak tecrübe ettiği şeylerden (rutin, korku, sevinç, umut…) bahsederler. Aynı şeylerden bahsederken farklı üsluplar kullanırlar. Eğer, gezegenlerin size etki ettiğine, burçlara inanıyorsanız öznel geçerlilikten dolayı bu genel ifadeler sizin için artık özel bir ifadeye dönüşür ve bu genel belirsiz ifadeler içerisinde kendinize ait şeyler bulursunuz. Bütün bunlar yetmezmiş gibi insanın kendisiyle ilgili bir şey söz konusu olduğunda yanlışları göz ardı edip doğru olana odaklanma zaafını da eklersek durum daha da netleşiyor.

Fala baktıranlardan “eski sevgilimin baş harfini bildi” veya “geçmişte yaşadığım kazayı bildi” gibi söylemleri de duyarsınız. Falların mentalist ve nörolojik tarafları da var. Kısaca fallar ve mistisizm aslında çok detaylı bir konu ama genel hatlarıyla durumu böyle özetleyebiliriz.

15 Yorum Var
  • Meltem
    10:28h, 20 Nisan Cevapla

    twitterda biri paylaşmış yazınızı astroloji meraklısı üç arkadaş ofiste ellerde kahve yazınızı okurken önce biz %15’lik farklı dilime giriyoruz cnm dedik sonra %15 kesim için yazdığınız sözü görüp birbirimize şaşkınlıkla baktık lütfen ama böyle tuzaklar kurmayın 🙂 sizi ilk defa gördüm yazınızda kendini okutturuyor. %15 kesim için bahsettiğiniz bilimsel şey nedir bilmiyoruz ama onuda bir gün yazıya dökmenizi merakla bekliyoruz.

  • zehra çelik
    12:20h, 20 Nisan Cevapla

    astroloji bilimseldir lütfen karalama kampanyası yapmayın

    • Ahmet Çığşar
      12:24h, 20 Nisan Cevapla

      Astroloji nasıl bilimsel olabilir Zehra hanım? Astronomi dersiniz anlarım da burçlar ne alaka? Astrolojinin ve burçların hiçbir bilimsel dayanağı yoktur ve hurafeden uydurmadan ibarettir. Bugün bu işten para kazanan, kendini mutlu etmek için burçlarla kendini afyonlayan bir kitle var. Böyle bir tepki bekliyordum.

    • Mouse the Anony
      13:05h, 20 Nisan Cevapla

      “Bilimsel bilgi, bilimsel yöntemler ile elde edilen bilgidir. Bilimsel yöntem akıl, deney ve gözleme dayalıdır. Bir bilginin bilimsel olmasının ölçütü yöntemsel olmasıdır. Bilimsel bilgi objektif, sistemli, tutarlı ve eleştriye açık bilgidir.” [1]
      “Astroloji, bir bilim dalı değildir. Gökcisimlerinin davranışını ve diğer gök olaylarını inceleyen bilim dalları astronomi ve astrofiziktir. Astroloji, gökcisimlerinin konumlarını belirlemek için bilimsel verileri kullanır, ancak bu verilerden yapılan çıkarımlar bilimsel yönteme dayanmaz. Bu çıkarımların yapılmasında, bilim dallarında olduğu gibi kontrollü deneyler sonucunda elde edilmiş kurallar kullanılmaz.” [2]
      [1]http://tr.wikipedia.org/wiki/Bilimsel_bilgi
      [2]http://tr.wikipedia.org/wiki/Astroloji

  • Ayse Karahasan
    13:19h, 20 Nisan Cevapla

    Astroloji, doğum bilgileri ve gök cisimlerinin konumları ile kişilerin karakterleri ve başlarına gelecek olaylar hakkında kestirimlerde bulunulabileceği düşünülen bir inanç sistemidir. Bu sistem içerisinde yıldız haritaları veya başka araçlar kullanarak geçmişteki olayları açıklamaya çalışan ya da gelecekle ilgili iddialarda bulunan kişilere astrolog denir. Astrologlar kimi zaman tüzel kişilerin (örneğin, bir ülkenin) geçmişi hakkında açıklamalar ya da geleceği hakkında tahminlerde de bulunabilirler.

    Astroloji, bir bilim dalı değildir.

    Gökcisimlerinin davranışını ve diğer gök olaylarını inceleyen bilim dalları Astronomi ve Astrofiziktir.

    Astroloji, gökcisimlerinin konumlarını belirlemek için bilimsel verileri kullanır, ancak bu verilerden yapılan çıkarımlar bilimsel yönteme dayanmaz. Bu çıkarımların yapılmasında, bilim dallarında olduğu gibi kontrollü deneyler sonucunda elde edilmiş kurallar kullanılmaz.

    Herkes Astronom olamaz fakat herkes kahve falı bakabilir değil mi? Burçlar ve Falların hiç bir bilimsel dayanağı olmadığı gibi , tamamen tahminsel içerik üretirler.

    D.I.S.C. (dominance, influence, steadiness, compliance) kişilik analizine dayanarak zaten yeryüzünde yaşayan insanların temelde 4 farklı kişilik özelliğinin farklı ağırlık değerlerine uyduğunu da anlayabiliriz. Teorisi Dr. William Moulton Marston’ın 1928 yılında yayınladığı “emotions of normal people” – “normal kişilerin duyguları” kitabına dayanır. Bu kitap sayesinde çevremizdeki insanların davranışları çok daha net bir şekilde anlaşılmaya başlanmıştır. Kişileri bu kitapta yer aldığı şekilde ayırabilmek için 1972’de Minnesota üniversitesi kapsamlı araştırma sonucunda bir test geliştirmiştir. Bu Test Bilimsel kabul edilmiştir ve günümüzde bir çok İnsan Kaynakları Firması tarafından da kullanılmaktadır.

    Eğer Astroloji bir bilim dalı olsaydı, üniversitelerde Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümlerinin alt birimi olarak Astrolog yetiştiren bölümler açılmaz mıydı?

    Not: Baktığım kahve fallarını çevremdekiler çok beğenir. Tahminde bulunma yeteneği bir bilime dayanmaz. Kısa çöp, uzun çöp ihtimali gibi, eğer sadece iki çöp ile yapılıyorsa %50 şansa sahiptir.

    Yazıyı çok beğendim %15 için yazınızı da bekliyorum. Selamlar.

    • Ahmet Çığşar
      14:54h, 20 Nisan Cevapla

      Çok güzel bilgiler sevgili Ayşe Karahasan. Özellikle D.I.S.C. analizinden keşke bahsetseydim dedim kendi kendime. Eksikliği tamamladınız. Teşekkürler. %15 olayı birden fazla psikolojik detaya iniyor derleyebilirsem yazmayı planlıyorum.

  • Alican (@alcnngn)
    12:52h, 21 Nisan Cevapla

    Ahmet Bey tebrikler, yazı çok açıklayıcı. Belirsizlikde kendini arama durumu ülkemizin yetişkin nüfusunun %70ini kapsamaktadır diye düşünüyorum ve bilime odaklanmaktansa fallardan burçlardan medet ummak bizim gibi ekonomilerde daima rağbet görmüştür. İnanç sistemindeki kadercilik bunu tetikliyor. Ayşe Hnm.ın disc tanımlanasındaki kişiliklerden hangisinin kişide ağırlıklı olmasına göre kaderci veya mantıksal bakış değişiyor.

    • Ahmet Çığşar
      13:30h, 22 Nisan Cevapla

      Teşekkür ederim. İnanç sistemindeki kadercilik aslında farklı şeyleri de tetikliyor. Bu konuya da değinme planım var 🙂

  • Büşra
    11:56h, 07 Kasım Cevapla

    Ahmet bey ben Uludağ üniversitesi matematik bölümü 3. sınıf öğrencisiyim yazılımcılık düşünüyorum bunun için kendimi nasıl geliştirebilirim ne önerirsiniz

    • Ahmet Çığşar
      22:48h, 22 Kasım Cevapla

      Bunun cevabını keşke kısaca verebilseydim 🙂 Yinede bo teknik kitap, bol kod yazma, bol projelerde yer alma diyerek özetleyebilirim.

  • Cult Culture
    19:55h, 04 Aralık Cevapla

    “Merak ettim bu astrolojiyi çürüten adamı, bi girip araştırıyım” dedim, kız arkadaşım “tam bi başak erkeği” diye cevapladı.

    Güzel bir yazı olmuş, elinize sağlık!

  • Göksel Toprak
    17:17h, 15 Aralık Cevapla

    Bu blogdan korkulur 🙂 Farklı zamanlarda, farklı şekilde aynı yazılara denk geliyorum, her seferinde ilk kez okuyormuş gibi keyifle okuyorum. İyi çalışmalar, hayatınızda mutluluklar dilerim.

Yorum Yapın