Ahmet Çığşar | Kaş Gezi Notları
2847
post-template-default,single,single-post,postid-2847,single-format-standard,qode-quick-links-1.0,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-theme-ver-11.0,qode-theme-bridge

Kaş Gezi Notları

Kaş Gezi Notları

Bilgi: Bu yazının bol fotoğraflı ve güncel halini yerustu.com üzerinden buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Yeni yerler görmeyi, yeni insanlarla tanışmayı ve yeni lezzetler tatmayı seviyorum. Kafa dinleme odaklı bir tatil planlamadıysam, gezi planımı bu keşif kriterleri üzerine yapıyorum. Bu kriterlerin üzerine fotoğraf tutkusu da eklenince keşif için yola çıkıyorum. Bu seferki duraklarımdan birisi ve başlangıç noktam Antalya’nın Kaş ilçesiydi.

Kaş’a Ulaşım : Nasıl Gidilir?

– Antalya Havaalanı’ndan Kaş’a Ulaşım

Antalya Havaalanı’na indiğinizde Havaş’ın servisleri ile Antalya Şehirler Arası Otobüs Terminali’nde inip, terminal içinde bulunan Antalya İlçeler Arası Terminal’den Kaş’a gidebilirsiniz. Batı Antalya Turizm’in internet sitesi üzerinden hareket saatilerini görebilir ve biletinizi online olarak da alabilirsiniz.

Antalya Otobüs Terminali’nden Kaş ortalama 220 km ve yolculuk tam 4 saat sürüyor. Yol boyunca sağlı sollu çam ağaçlarının arasından geçen yollardan gidiyorsunuz, sıkıcı bir yol, yer yer güzel manzaralarla karşılaşıyorsunuz, araç bir yerde mola veriyor ve Göynük > Kemer > Kumluca > Finike > Beymelek > Demre > Yavu > Kaş rotasından gidiyorlar.

Önce araç kiralayıp Kaş’a gitmeyi düşündüm ama Kaş’tan sonraki rotamı düşünüp (Kalkan, Fethiye, Dalaman, Marmaris, Datça, Bodrum) üstüne araç kiralamanın verdiği gereksiz sorumluluğu almak istemedim. Bu nedenle önce ilçeler arası otogarda durum nedir görmek istedim. Ülkemizin milli serveti sayılabilecek kadar bakımlı, hoş sohbet ve güzel kızlarımızla birlikte Erdal Bakkal’a benzeyen ve aynı naiflikte bir şoförle, küçük ama rahat bir otobüsün içerisinde 4 saat yolculuk yapmak keyifliydi.

Benim gibi yalnız ve bekar bir erkekseniz bu ortamı iyi değerlendirip, ülkemizin güzide kızlarıyla Kaş’a gidene kadar sohbet edip tanışmak gerekiyor, çünkü Kaş çok küçük ve çok sık karşılaşıyorsunuz Kaş’ta bu küçük otobüs ortamında tanıştıklarınızla, hatta bazı yerlere birlikte gidiyorsunuz, limonlu nar suyu içiyorsunuz… Bu arada sakın şoföre “neden yavaş gidiyorsunuz, neden çok duruyorsunuz” gibi şeyler söylemeyin. Bu hatayı bir kadın yaptı ve Erdal Bakkal gidene kadar kibar ve naif ses tonuyla “ben 09:00 aracıyım şimdiye kadar hiç geç kalmadım, göreceksiniz saat 13:00’da Kaş’ta olacağız ve söylediklerinizden utanacaksınız, çok kırıldım” dedi ve bunu defalarca tekrar etti. Kadın daha sonra özür dilese de bir defa kırılmıştı naif şoförümüz.

– Dalaman Havaalanı’ndan Kaş’a Ulaşım

Kaş, Dalaman’a daha yakın fakat bu daha zahmetsiz ulaşacağınız anlamına gelmiyor. Ben Antalya üzerinden Kaş’a geçtim ve Dalaman üzerinden gelenler pek bir öfkeliydi. Çok rezil bir yolculuk yaşamışlar, nasıl bir rezillik yaşadılar sormak istemedim ama bu bölgede ulaşımı sağlayan firmalar pek bir düzensiz ve üstüne umursamazlar. Bu arada sefer sayısı az olduğu için, Dalaman’a havayolu ile ulaşmak, Antalya’ya havayolu ile ulaşmaya kıyasla hatrı sayılır derecede pahalı, bunu göz önünde bulundurun derim.

– Havaalanından Araç Kiralayarak Kaş’a Ulaşım

Eşiniz ve çocuğunuzla tatile çıktıysanız veya tembelce bir tatil değil gezgin modunda olmayı seviyorsanız ve yalnız değilseniz havaalanından araç kiralayabilir ve farklı bir noktada teslim edebilirsiniz. Örneğin; Antalya Havaalanı’ndan kiraladığınız aracı Bodrum Milas Havaalanında veya İzmir Adnan Menderes Havaalanında teslim edebileceğiniz kiralama servisleri var, bazı firmalar Dalaman Havalanında da kiralama/bırakma imkanı sağlıyor, rotanız nerede sonlanırsa artık. Eğer Kaş, rotanız üzerinde bulunuyorsa araç kiralamak alternatif bir çözüm.

Tabi tek başınıza geziyorsanız tavsiye etmiyorum 🙂 Bana göre tek başınayken tatilde araç kiralamak ekstra sorumluluk ve zahmet, özgürlüğü kısıtlayıcı bir seçim. Park yeri aramak tatil yerleşkelerinde oldukça zahmetli ve bana ciddi zaman kaybı gibi geliyor. Araç kiralamam gerekiyorsa bunu gittiğim tatil yerlerinde günü birlik kiralayarak yapıyorum.

Kaş’ta Yaşam

Sabah 10:00 ile akşam 16:00 arası boştur Kaş Merkez. Tekne turuna katılanlar, Kaputaş’a gidenler, Kalkan’ı merak edenler, denize girenler, Meis Adası‘na gidenler, araç veya motosiklet kiralayıp keşfe çıkanlar sabah 10:00 gibi gider ve akşam 16:00’dan sonra dönerler. Kaş akşamları bu nedenle canlıdır.

Malum Kaş Merkez oldukça küçük. Yıllardır görmediğim eski iş arkadaşlarımdan iki tanesiyle bile karşılaştım. Eğer tanıdığınız birisi sizinle aynı tarihlerde Kaş Merkez’de ise karşılaşma olasılığınız oldukça yüksek.

Kaş’ta Görmeniz Gereken Yerler

Aşağıda bahsedeceğim yerlerin bazılarına yürüyerek, bazılarına motosiklet veya araç kiralayarak, bazı yerlere ise tekne ve feribotlarla gidebileceğiniz yerler.

1. Meis Adası (Kastellorizo)

Osmanlı dönemindeki adıyla Kızılhisar Adası, Yunanistan’a bağlı ve Yunanistan’ın ana karaya en uzak adası. Adanın resmi adı Megisti. Kaş Merkez’den feribot ile 20 dk sürüyor ulaşım. Eğer Schengen vizeniz veya yeşil pasaportunuz varsa kapıda vize için beklemeden ufak bir kontrolden sonra direkt geçebiliyorsunuz. Umuma mahsus bordo pasaportunuz varsa en az üç gün öncesinden acentalar yardımıyla gayet sıkıntısız başvurunuzu yapabilirsiniz.

Meis; oldukça şirin, masalsı bir ada ve halkı çok sıcak, mutlaka gitmelisiniz. Meis Adası ile ilgili detayları Meis Adası Gezi Notları başlığıyla yazmaya çalıştım.

2. Kaleköy (Simena)

Likya dönemine ait bir antik kent Simena, günümüzdeki adıyla Kaleköy. Kaş’ta tur düzenleyen hemen hemen tüm firmaların rotasında yer alıyor. Daha önce Rahmi Koç’un ev alması ile gündeme gelmiş Kaleköy.

3. Saklıkent Kanyonu

1996 yılında milli park ilan edilmiş Saklıkent. Saklıkent denilmesinin sebebi; yakın dönemde bir çoban keşfedene kadar bilinmemesi. Saklıkent’te rafting ve trekking yapmak isteyenler için etkinlikler düzenleniyor. Saklıkent Kanyonu’na Kaş Merkez’de tur düzenleyen firmalarla gidebilirsiniz.

4. Patara Plajı

Uzun ve geniş bir kumsal düşünün, öyle bir kumsalki Yeşilçam’ın çöl sahnelerinin bir çoğu burada çekilmiş. Hatrı sayılır derecede dalgalı. Patara Plajı, ülkemizin en güzel kumsalları arasında gösteriliyor tabi benim gibi kumsaldan çok koyları seven biriyseniz pek bir şey ifade etmiyor 🙂

Patara Plajı aynı zamanda caretta carettaların yumurtlama yerlerinden biri ve koruma altında. Kaş Merkez’den ulaşım özel aracınız varsa 30 dk, otogardan kalkan araçlarla 1 saate yakın sürüyor. Kalkan’a ulaşmadan önce Patara’dan geçeceksiniz, eğer Kalkan’a gitme niyetiniz varsa Patara Plajı’nı da görmeden geçmeyin derim.

5. Xanthos Antik Kenti

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan bir antik kent Xanthos. Antik kalıntılara meraklıysanız Xanthos’u görmelisiniz. Kaş Merkez’e pek yakın sayılmaz Kaş – Fethiye yolunun 70 kilometresinde bulunuyor. Yer yer bir kaç tabela bulunuyor ama Xanthos’a yaklaşınca biraz yavaşlayın derim çünkü “Xanthos 1 Km” yazısını gördüğünüzde, yol ayrımı için çok geç olabiliyor 🙂 Kaş Otogarı’ndan otobüsler ile gidiyorsanız Batı Antalya firmasının otobüsleri Kınık’tan geçiyor ve Xanthos yol ayrımında inebiliyorsunuz.

6. Kalkan

Kaş Merkez’de kumsal olayı yok malum. Şaşırdınız mı? 🙂 Kaş Merkez’in sahil kesimi kayalık ve yüzmek isteyenler için iskele tarzı farklı çözümler üretmiş oteller. Kumsal seviyorsanız Kalkan’a mutlaka uğramalısınız. Muhteşem bir denizi var diyebilirim. Mavi ve berrak bir deniz üstelik Kaş Merkez’e 25 km uzaklıkta.

7. Kekova

Karadan ulaşamadığınız bir yer Kekova, berrak bir suyu ve batık kent kalıntıları ile dalış için muhteşem bir ortamı var. Yüzmeseniz de görmelisiniz. Kaş Merkez’den kalkan tekne turlarının olmazsa olmaz rotalarından biridir. SİT alanı olduğundan koruma altında olan bir bölgemiz ayrıca.

8. Kaputaş

Kimileri “Tanrının en iyi maviyi bulmak için yarattığı yer” olarak bahsedermiş Kaputaş için. Kum ve çakıl karşımı bir yapısı var ve deniz suyunun altından doğal kaynak suyu çıktığı için muhteşem mavi tonları çıkıyor ortaya ve su oldukça soğuk, deniz dalgalı.

Kaputaş’a gitme planınız varsa sabah erken saatlerde gidip şezlongunuzu ayarlayın, aksi halde çıldırtıcı bir kalabalık akın ediyor. Araç ve motosikletlerin park etmesi nedeniyle Kaputaş yolundan geçişler bile zorlaşıyor. O kadar kalabalıklaşıyor ki Kaputaş’ın suyu yüzenler nedeniyle bulanıklaşabiliyor. Bence sabah erken saatlerde gidip öğlen kaçmak en iyisi. Giderken yanınıza suyunuzu, içeceklerinizi ve yiyeceğinizi almayı unutmayın, malum mahremiyet bölgesi.

Eğer eklem rahatsızlıkları, nefes darlığı, ileri yaşta biriyle gidecekseniz veya aranızda hamile birileri olacaksa dikkatli olun. Çok fazla merdivenlerden iniyorsunuz ve plaja indiğinizde nefes aldırmayacak kadar aşırı bir nem ve sıcak sizi bekliyor olacak.

9. Antiphellos Antik Kenti

Kaş Merkez’den yürüyerek ulaşabileceğiniz, Kaş Merkez’in yarımada tarafında yer alan bir antik yer Antiphellos. Manzarası güzel ve bir akşam üstü güneş batmadan gidilip görülesi bir yer. Sevgiliniz veya eşinizle gün batımını Antiphellos’ta izleyebilirsiniz. Benim gibi yalnız takılacaksanız da sorun değil, yine keyifli geçiyor.

10. Mavi Mağara

Karayolundan ulaşımın olmadığı bir yer. Tekne turlarından bir kısmı buralara uğruyor. Görmek istiyorsanız mutlaka tura çıkacağınız firmaya danışın. Mavi Mağara, Kaputaş Plajı’na oldukça yakın.

Unutmadan Likyaart’a Uğramayı Unutmayın

Likyaart

Adı Claude, bir Fransız. Önce bir Türk kadınına aşık oluyor (artık eşi) sonra Kaş’a aşık oluyor kendi deyimiyle. Necipbey Caddesi’nden Kaş Yarımadası’na giderken antik tiyatro yolu üzerinde sağ tarafta Likyaart adında sevimli bir atölye ve sanat galerisi karşımı mekanı var.

Claude, önce ahşap üzerine baskısını yapacağı deseni ve yazıyı çiziyor, sonra çizimine göre ahşap kalıbı oyuyor ve kalıba kumaş boyası uyguluyor ve bir kaç işlemden sonra tişört ve pamuklu kumaşlar üzerine gravür baskı yapıyor. Bazı baskıları bir daha yapmamak üzere sınırlı sayıda tutuyor (limited edition) Gravür baskı, eski bir baskı yöntemi ve ciddi emek harcıyor. Claude hoş sohbet birisi, Kaş’a giderseniz Likyaart’a uğrayıp Claude ile tanışmayı ve ürünlerini incelemeyi unutmayın. El yapımı bu sanatsal ürünlerden ve bence özellikle çerçeveli ürünlerden kendinize ve sevdiklerinize almayı unutmayın.

Kaş Hakkında Söylenmeyenler

Genelde gezi yazılarında Kaş gibi güzel yerler için “müthiş, bayıldım, buraya yerleşmek istiyorum” tarzı şeyleri görürsünüz. Bunlar güzel söylemler fakat birde işin diğer tarafı var. Her şeyin tam anlamıyla gül veya tam anlamıyla diken olmadığı bir ülkedeyiz, hatta dünyadayız. Bu nedenle Kaş hakkında pek söylenmeyen bir kaç şey söylemek istiyorum.

Kaş’ın günümüzdeki etnik yapısı Yörük Türkmen asıllı vatandaşlar oluşturuyor. Alanya’da yaşanan turizm piyangosunun köylüye vurması olayı burada da var. Turizm ile köy kültürünün kesiştiği yerlerde görünen klasik vakalar burada da fazlasıyla görülüyor.

Belediye bir anons sistemi kurmuş evlere şenlik. Bir başladığında aralıksız konuşuyor diksiyonu düzgün hanım kızımız. Ben şunları duydum;
– Şu tarihte X oğlu Y ile A kızı B evleneceklerdir. Düğünümüze tüm Kaş sakinleri davetlidir.
– İhtiyaç fazlası kalamar X balık pazarına gelmiştir. Uygun fiyattan verilecektir.
– Tüm Kaş halkının bayramını en içten dileklerimle kutlar, sağlık ve esenlikler dilerim. X Başkanı
Bu ve buna benzer anonslar yapılıyor ve her anons üçer defa tekrar ediliyor. Bazı anonslar oldukça uzun, bildiğiniz metin okuyor ablamız yüksek sesle. Rahatsız edici bir durum mu? Tartışılır, ama insanların gürültüden kaçıp kafa dinlemek istediği ve bir yerde bu ne kadar doğru; başka zaman bu kadar anons oluyor mu, yoksa benim olduğum dönememi denk geldi bilemiyorum.

Kaş’ta kumsal yok, kıyı şeridi kayalık ve bu yerlerden otellerin veya bazı işletmecilerin yaptığı merdivenler ile suya giriyorsunuz, tabi su muhteşem.

Kaş’ta inşaat oldukça çok. Bir birinden zevksiz, tamamen para odaklı betonarme yapılar kaş yapayım derken göz çıkarma atasözünü uyguluyorlar sanki Kaş’ta ve Kaş bunu ne kadar kaldırabilir bilinmez.

Aşağıda, Meis Adası’ndan dönerken çektiğim bir Kaş fotoğrafı var. Fotoğrafta yer almayan ve yukarı taraflara yeni ve zevksizce yapılan betonarme yapılar da oldukça fazla.

Antalya Kaş

Son Olarak

Kaş, görmeye ve tatil yapmaya değer bir yer. Ulaşım zahmetli olsa da Kaş’a gitmeye kesinlikle değer. Eğer gezgin modundaysanız ve yeni yerler keşfetmek, farklı koylarda yüzmek istiyorsanız 3 gece konaklama yeterlidir. Kafa dinleme modunda, tembel bir tatil yapacaksanız 7 – 9 gece arası yeterli bence.

Kafa dinleme modunda tatil yapacaksanız Kaş Yarımadası’nda bulunan otelleri tercih etmenizi öneririm. Yarımada oldukça sakin ve denize girme imkanı 🙂 oldukça iyi. Dilediğiniz zaman yürüyerek veya minibüslerle Kaş Merkez’e gidebilirsiniz. Ben, Kaş Merkez’de muhteşem bir otelde kaldım, gürültüden uzaktı ve neyseki otelin konumu, konforu ve manzarası beni fazlasıyla tatmin etti aksi halde gözüm yarımadadaki otellerde kalmıştı. Uyarmadı demeyin, siz yine rezervasyonunuzda yarımadadaki otellere öncelik verin. Eğer kamp yapmayı seven biriyseniz yine Kaş Yarımadası’nda güzel bir kamp yeri var.

Şimdiden iyi keşifler…

Yorum Yapılmamış

Yorum Yapın